2012 YILI HABERLERİ

Kemah ilçesinde bulunan Mengücekliler dönemine ait Kemah Kalesi’ndeki Saraylı Hamam’da yapılan kazılarda, bir bohça içinde 15 ve 16’ncı yüzyıla ait el yazması Kur’an-ı Kerimler bulundu: Kemah Kalesi’ndeki Saraylı Hamam içinde kazı yapan Prof.Dr.Haldun Özkan, “Saraylı Hamam’da yaptığımız kazıda, bir bohça içerisinde 15 ve 16’ncı yüzyıla ait el yazması Kur’an-ı Kerimler ve 1916 tarihli bir bahriyelinin yazdığı mektup bulduk. Bu eserlerin o yıldan sonra buraya gömüldüğünü kabul edebiliriz” dedi. Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Prof.Dr. Hüseyin Yurttaş, kazılara 2011 yılında başladıklarını ve çok sayıda yazma eser bulduklarını ama birçoğunun küflenip, özelliğini kaybettiğini söyledi. İlahiyat Fakültesi’nden, hat sanatında uzman olan profesörlerle birlikte eserlerin tasnif ve değerlendirilmesinin yapıldığını belirten Prof. Dr.Hüseyin Yurttaş, “Bulunan Kuran-ı Kerim’lerden biri 37 varak. Bu eser İstanbul’daki meşhur hattatlardan Ahmet Karahisari’nin ekolüne bağlı olarak değerlendirildi. Ahmet Karahisari 15’inci Yüzyılda doğmuş, 16’ncı Yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman döneminde de yaşamış ünlü bir hattat. Süleymaniye Camii’nin kubbe yazısını yazmış. Kanuni Sultan Süleyman’ın isteği üzerine Kuran-ı Kerim yazan ve bugün Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından basımı gerçekleştirilen ona benzer bir yazma eser elimize geçmiş oldu. Sayı olarak hiçbir Kuran elimize tam olarak geçmedi. Son kısımlarında tarih ve hattat ismi olur. Ama tahrip olduğu için bunları tespit edemedik. Gerçekten sanat değeri açısından son derece önemli olan buluntular. Büyük bir ihtimalle 20’nci yüzyılda oraya gömülmüş” dedi.   20.11.2012

kaynak: kemahlılar.com

Kemah’ta 600 yıllık Kur’an-ı Kerim bulundu: Arkeologlar, ünlü seyyah Evliya Çelebi’nin ‘Seyahatnamesi’nden yola çıkarak Kemah Kalesi’nde yaptıkları kazı çalışmaları sırasında tam 600 yıllık 198 parça el yazması Kur’an-ı kerim sayfasına ulaştılar. Arkeologlar geçen yıl da seyahatname’de zikredilen Bey Camii’sini 350 yıl sonra gün yüzüne çıkarmışlardı. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Yurttaş, Erzincan’ın Kemah ilçesinde arkeoloji kazısı yapmak için 2010 yılında Erzincan Valiliği aracılığıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı’na müracaat etti. Aynı yıl Bakanlar Kurulu kararıyla kazı izni çıkarken, Prof. Dr. Yurttaş başkanlığında toplanan ve Prof. Dr. Haldun Özkan, Yrd. Doç. Dr. Zerrin Köşklü ile Araştırma Görevlisi Muhammet Lütfü Kındığılı’dan oluşan ekip kazı çalışmalarına geçen yıl Haziran ayında başladı. Kemah Kalesi kalıntılarında başlayan kazıda ilk olarak kale kapıları bulundu. Bunun ardından kazı bölgesinde iki de odaya rastlandı. Bu çalışmalar sırasında kazı alanında daha önce bulunan yaklaşık üç metre uzunluğundaki taş yığını incelenirken, Prof. Dr. Yurttaş, ünlü seyyah Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’ni okudu. Kazı ekibi elde ettikleri bilgiler doğrultusunda kale girişinin hemen yanında yer alan ve Seyahatname’de de zikredilen Bey Cami’sinin kalıntılarını gün yüzüne çıkardı. Evliya Çelebi’nin Seyahatname’de Kemah’ı anlatırken Kemah kalesinin içinde üçü taştan inşa edilmiş olan 11 minare bulunduğunu bildirdiğini anlatan Prof. Dr. Hüseyin Yurttaş, minare çevresinde yaptıkları kazılarda caminin temel seviyesindeki duvarlarına ve mihrabına ulaştıklarını bildirdi. Yaklaşık 250 dönümlük alanda yapılan kazı çalışmalarının cami bölümünü tamamladıklarını belirten Prof. Dr. Yurttaş, elde ettikleri veriler ışığında caminin inşasının Mengüceklere dayandığını belirlediklerini kaydetti. Bu yıl içinde de kale bünyesinde saraya ait olduğunu düşündükleri hamam bölümünde kazı çalışması yaptıklarını ifade eden Prof. Dr. Yurttaş, 37 varaklık Kur’an-ı Kerim sayfaları bulduklarını dile getirdi. Prof. Dr. Yurttaş, Cami kısmındaki kazı çalışmaları sona erdi. 250 – 300 metrekarelik alana kurulmuş cami kısmında çok fazla bir şey bulamadık ancak elde ettiğimiz verilen caminin inşasının Mengüceklere dayandığını gösteriyor. Yine bu yılda kale içinde saraya ait olduğunu düşündüğümüz hamam bölümünde kazı çalışmalarına başladık. Hamamın soyunmalık, ılıklık ve sıcaklık bölümleri ortaya çıkarıldı. Diğer bölümlerinde çalışmalar devam ediyor. Hamam alanında bir bohçaya sarılı olarak Kur’an-ı Kerimler ve Arapça kitaplar bulduk. Temizlik aşaması tamamlandıktan sonra Erzincan Müzesi’ne teslim edilecek. İçlerinde Ahmet Karahisari ekolüne mensup olduğunu düşündüğümüz 37 varaklık Kur’an-ı Kerim parçası da var. Bunda iki farklı yazı türü kullanılmış Reyhani ve Muhakkak türleri kullanılmış. Aralarında koltuk dediğimiz bölgelerde de süsleme gerçekleştirilecekmiş ama tamamlanmadan bohçaya konulmuş” diye konuştu.   19.11.2012

kaynak: erzincangazetesi.com.tr

Kaleden Tarih Fışkırdı: Erzincan’ın Kemah ilçesindeki Mengücekliler döneminden kalma tarihi Kemah Kalesinde 1.5 ay önce başlatılan kazı çalışmalarında 16, 17 ve 18’inci yüzyıla ait çoğunluğu tezhipli Kur’an-ı Kerim sayfaları ile el yazması 198 adet matbu bulundu. 2012 yılı kazı çalışmalarında kalenin kuzey batı kısmında Saray hamam kalıntısı ortaya çıkartıldı. Hamamın sıcaklık kısmında yaklaşık 2 metre derinliğinde özel bir bohça içersine konulmuş çok sayıda el yazması, taş baskı, matbu ve Kur’an-ı Kerim ortaya çıkarıldı. 198 adet el yazması ortaya çıkartılan eserlerin büyük bölümünde sayfa eksikliği tespit edildi. Bulunan eserler arasında 50 adet siyyer, fıkıh, vaaz ve kelam ile ilgili matbu kitaplar yer alırken, 16’ncı yüzyıla kadar giden 37 varaktan ibaret muhakkak ve reyhani yazılı Kur’an-ı Kerim sayfaları, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman dönemi hattatı Ahmet Şemşettin Karahisari ve talebesi Hasan Çelebi ekolüne ait olabileceği belirtildi.   22.07.2012

video açılmadıysa tıklayınız

kaynak: webtv.hurriyet.com.tr

Saray Hamamı’nda 16. yüzyıla ait Kur’ân-ı Kerim çıktı: Tarihî Kemah Kalesi’nde, Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihî Bölümü tarafından yürütülen 2. dönem kazıda, 16. yüzyıla ait olduğu tahmin edilen Kur’ân-ı Kerim ile çok sayıda el yazması eser çıktı. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde bahsettiği ‘’Saray Hamamı’’nın sıcaklık bölümünde, dolgu alanının 2 metre altında özel bir beze sarılı olarak bulunan Kur′ân-ı Kerim ve diğer eserlerin, kazı evinde yapılan temizleme işlemlerinin ardından Atatürk Üniversitesi Yazma Eserler Bölümü’ne gönderileceği, burada gerekli onarım ve bakım işlemlerinin yapılacağı belirtildi.

MEDRESELERDE OKUTULAN KİTAPLAR BULUNDU

Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi ve Kemah Kalesi Kazı Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Yurttaş, ‘’Sürdürülen kazıda el yazması çok sayıda eser ortaya çıktı. Bunların içerisinde 16. yüzyıldan bir eserimiz var. Diğer eserlerin çoğu da 17-18-19’uncu yüzyıla ait. Bunların büyük bir bölümü de el yazması eserler’’ dedi. El yazması eserleri çıkarıp kazı evine getirdiklerini ve temizlik işlemlerini yaptıklarını anlatan Yurttaş, ‘’Çünkü dolgu olan toprağın 2 metre altından çıkmıştı. Eserlerin büyük bir bölümü nem ve küften zarar görmüştü. Haşerat da vardı, bunların kaba bir temizliğini yaptıktan sonra Erzurum Atatürk Üniversitesi’nden hocalarımız geldiler, eserlerin tarihlenmesi ve değerleri konusunda bizleri aydınlattı. Verilen bilgiler doğrultuda eserleri tasnif ediyoruz. Ele geçen yazmalar özel bir beze sarılı olarak dolgu zemininden 2 metre aşağıda ortaya çıkarıldı. İçlerinde 16. yüzyıla kadar giden Kur’ân-ı Kerim’in 37 varağı ele geçti. 18-19’uncu yüzyıla ait tezhipli Kur’ân-ı Kerimler, medreselerde okutulan fıkıh, kelâm gibi dersleri konu edinen kitaplar.’’ diye konuştu.   22.07.2012

kaynak: yeniasya.com.tr

Kale kazısında beze sarılı Kur’an: Erzincan’ın tarihi Kemah Kalesi’nde, Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü tarafından yürütülen 2. dönem kazıda, 16. yüzyıla ait olduğu tahmin edilen Kur’an-ı Kerim ile çok sayıda el yazması eser çıktı. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde bahsettiği ‘Saray Hamamı’nın sıcaklık bölümünde, dolgu alanının 2 metre altında özel bir beze sarılı olarak bulunan Kur’an-ı Kerim ve diğer eserlerin, kazı evinde yapılan temizleme işlemlerinin ardından Atatürk Üniversitesi Yazma Eserler Bölümü’ne gönderileceği, burada gerekli onarım ve bakım işlemlerinin yapılacağı belirtildi.

5 YÜZYILDIR ORADAYDI

Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi ve Kemah Kalesi Kazı Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Yurttaş, el yazması eserleri çıkarıp kazı evine getirdiklerini ve temizlik işlemlerini yaptıklarını anlattı. Yurttaş, ‘Çünkü dolgu olan toprağın 2 metre altından çıkmıştı. Eserlerin büyük bir bölümü nem ve küften zarar görmüştü. Haşerat da vardı, bunların kaba bir temizliğini yaptıktan sonra verilen bilgiler doğrultusunda eserleri tasnif ediyoruz. İçlerinde 16. yüzyıla kadar giden Kur’an-ı Kerim’in 37 varağı ele geçti. 18-19’uncu yüzyıla ait tezhipli Kur’an-ı Kerimler, medreselerde okutulan fıkıh, kelam gibi dersleri konu edinen kitaplar…’ diye konuştu.   21.07.2012

kaynak: yenisafak.com.tr

Kemah Kalesi’nde Keşfedilen Tarih: Erzurum Atatürk Üniversitesi’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı gözetiminde yürüttüğü kazı çalışmaları hedefine ulaştı. Erzincan’ın Kemah ilçesinde bulunan Mengücekliler dönemine ait Kemah Kalesi’nde yapılan kazılarda 16’ncı yüzyıla ait Kur’an-ı Kerim ve el yazması eserler bulundu. Kalenin kuzey kısmında yoğunlaşan kazılarda saray hamam kalıntısı ortaya çıktı. Zeminden 2 metre aşağıda da bohça içine konulmuş el yazması eserler bulundu. Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Yurttaş, kazı hakkında şu bilgileri verdi: ” Ortaya çıkarılan yazma eserler arasında 16, 18 ve 19. yüzyıllara ait olmak üzere çok sayıda Kur’an-ı Kerim bulundu. Fakat bunların büyük bir bölümü tam değil ya baş ya da son kısımlardan tahrip olmuşlar. Bunların yanı sıra medreselerde okutulan fıkıh, kelam, tefsir gibi bir takım kitaplar da ele geçirildi.” Eserler, titizlikle temizlenip, bakım ve onarımları yapılmak üzere Erzurum Atatürk Üniversitesi’ne götürülecek.   21.07.2012

kaynak: trthaber.com

Kemah Kalesi’nde 16. Yüzyıla Ait Kur’an-ı Kerim Bulundu: Erzincan’ın Kemah ilçesinde Mengücekliler döneminden kalma Kemah Kalesi’nde tezhipli Kur’an-ı Kerim sayfaları ile el yazması 198 adet matbu bulundu. Erzurum Atatürk Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın gözetiminde yürütülen kazı çalışmalarında 16, 17, 18. yüzyıla ait çoğunluğu tezhipli Kur’an-ı Kerim sayfaları ve el yazması 198 adet matbu çıktı. Kemah Kalesi’nde ilk olarak 2011’de başlanılan kazı çalışmalarının 2012 yılı kazı çalışmaları tamamlandı. 1,5 aydır Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Hüseyin Yurttaş ve Prof. Dr. Haldun Özkan’ın başkanlığında 2 öğretim üyesi 2 asistan ve 20 öğrenci ile birlikte yürütülen çalışmalar sona erdi. 2012 kazı çalışmalarında kalenin kuzey batı kısmında yer alan alanda saray hamam kalıntısı ortaya çıkartıldı. Hamamın sıcaklık kısmında yaklaşık 2 metre derinliğinde özel bir bohça içerisine konulmuş çok sayıda el yazması, taş baskı, matbu ve Kur’an-ı Kerim bulundu. 198 adet el yazması eserlerin büyük bölümünde sayfa eksikliği tespit edildi. Bulunan eserler arasında 50 adet siyer, fıkıh, vaaz ve kelam ile ilgili matbu kitaplar yer alıyor. 16. yüzyıla kadar giden 37 varaktan ibaret muhakkak ve reyhani yazılı Kur’an-ı Kerim sayfalarının, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman dönemi hattatı Ahmet Şemşettin Karahisari ve talebesi Hasan Çelebi ekoline ait olabileceği belirtildi. Kazı çalışmaları Başkanı Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hüseyin Yurttaş, eserlerin bakımı ve temizlik çalışmalarının Kültür ve Turizm Bakanlığı temsilcisi nezdinde yapıldığını, Kur’an yazılarının nesih hatlı sayfa kenarları sureli, hizp başları ve gülleri altın yaldızlı olarak yazılmış ve tezhiplenmiş olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Hüseyin Yurttaş Kemah kalesinde 2012 yılında yürütülen çalışmalar hakkında şu bilgileri verdi: “Biz bu sene 2012’nin kazı çalışmalarını Haziran’ın 15’inden itibaren başlattık. Bu yılki çalışmalar kapsamında kalede geçen sene başlatmış olduğumuz Bey Camii’nde kazı çalışmaları sonlandı. Yeni bir kazı olarak da kalenin kuzey batı kısmındaki saraya ait olduğunu düşündüğümüz saray hamamında devam ettik. Saray hamamı büyük ölçüde ortaya çıkartıldı. Bu çalışmalar esnasında, saray hamamının sıcaklık kısmında da dolgu zeminden yaklaşık 2 metre aşağıda yazma eserler ortaya çıkartıldı ki bu sene yapmış olduğumuz kazı çalışmasının en önemli kısımlarında birisini bu oluşturuyor. Bu ortaya çıkartılan yazma eserlerin arasında, 16. yüzyıldan, çoğunluğu 18 ve 19. yüzyıllara ait olmak üzere çok sayıda Kur’an-ı Kerim, fakat bunların büyük bir bölümü tam değil, ya baştan ya da son kısımlarından tahrip olmuş. Bunların yanı sıra medreselerde okutulan fıkıh, kelam, tefsir gibi bir takım kitaplar da çıkartıldı. Bu eserlerin içerisinde özellikle Ahmet Şemşettin Karahisari’nin ekolüne mahsup olan bir Kur’an-ı Kerim’in 37 varak bölümü tespit edildi. Bunlar temizlenerek inşallah ilerleyen yıllarda müzelerde sergilenmek üzere hazırlanacak.” Bulunan bazı Kur’an-ı Kerimlerin kenarlarının, yandığı ve güvelendiği görünürken Kur’an harflerinin tahribat görmediği belirtildi. 198 adet el yazması ve diğer eserler Erzurum Atatürk Üniversitesi Yazma Eserler bölümüne götürülerek, burada gerekli onarımları ve bakımları yapılacak.   20.07.2012

kaynak: haberimport.com

Kemah Kalesi’nde 16. Yüzyıla Ait Kur’an-ı Kerim Bulundu: Erzincan’ın Kemah ilçesinde Mengücekliler döneminden kalma Kemah Kalesi’nde tezhipli Kur’an-ı Kerim sayfaları ile el yazması 198 adet matbu bulundu. Erzurum Atatürk Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın gözetiminde yürütülen kazı çalışmalarında 16, 17, 18. yüzyıla ait çoğunluğu tezhipli Kur’an-ı Kerim sayfaları ve el yazması 198 adet matbu çıktı. Kemah Kalesi’nde ilk olarak 2011’de başlanılan kazı çalışmalarının 2012 yılı kazı çalışmaları tamamlandı. 1,5 aydır Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Hüseyin Yurttaş ve Prof. Dr. Haldun Özkan’ın başkanlığında 2 öğretim üyesi 2 asistan ve 20 öğrenci ile birlikte yürütülen çalışmalar sona erdi. 2012 kazı çalışmalarında kalenin kuzey batı kısmında yer alan alanda saray hamam kalıntısı ortaya çıkartıldı. Hamamın sıcaklık kısmında yaklaşık 2 metre derinliğinde özel bir bohça içerisine konulmuş çok sayıda el yazması, taş baskı, matbu ve Kur’an-ı Kerim bulundu. 198 adet el yazması eserlerin büyük bölümünde sayfa eksikliği tespit edildi. Bulunan eserler arasında 50 adet siyer, fıkıh, vaaz ve kelam ile ilgili matbu kitaplar yer alıyor. 16. yüzyıla kadar giden 37 varaktan ibaret muhakkak ve reyhani yazılı Kur’an-ı Kerim sayfalarının, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman dönemi hattatı Ahmet Şemşettin Karahisari ve talebesi Hasan Çelebi ekoline ait olabileceği belirtildi. Kazı çalışmaları Başkanı Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hüseyin Yurttaş, eserlerin bakımı ve temizlik çalışmalarının Kültür ve Turizm Bakanlığı temsilcisi nezdinde yapıldığını, Kur’an yazılarının nesih hatlı sayfa kenarları sureli, hizp başları ve gülleri altın yaldızlı olarak yazılmış ve tezhiplenmiş olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Hüseyin Yurttaş Kemah kalesinde 2012 yılında yürütülen çalışmalar hakkında şu bilgileri verdi: “Biz bu sene 2012’nin kazı çalışmalarını Haziran’ın 15’inden itibaren başlattık. Bu yılki çalışmalar kapsamında kalede geçen sene başlatmış olduğumuz Bey Camii’nde kazı çalışmaları sonlandı. Yeni bir kazı olarak da kalenin kuzey batı kısmındaki saraya ait olduğunu düşündüğümüz saray hamamında devam ettik. Saray hamamı büyük ölçüde ortaya çıkartıldı. Bu çalışmalar esnasında, saray hamamının sıcaklık kısmında da dolgu zeminden yaklaşık 2 metre aşağıda yazma eserler ortaya çıkartıldı ki bu sene yapmış olduğumuz kazı çalışmasının en önemli kısımlarında birisini bu oluşturuyor. Bu ortaya çıkartılan yazma eserlerin arasında, 16. yüzyıldan, çoğunluğu 18 ve 19. yüzyıllara ait olmak üzere çok sayıda Kur’an-ı Kerim, fakat bunların büyük bir bölümü tam değil, ya baştan ya da son kısımlarından tahrip olmuş. Bunların yanı sıra medreselerde okutulan fıkıh, kelam, tefsir gibi bir takım kitaplar da çıkartıldı. Bu eserlerin içerisinde özellikle Ahmet Şemşettin Karahisari’nin ekolüne mahsup olan bir Kur’an-ı Kerim’in 37 varak bölümü tespit edildi. Bunlar temizlenerek inşallah ilerleyen yıllarda müzelerde sergilenmek üzere hazırlanacak.” Bulunan bazı Kur’an-ı Kerimlerin kenarlarının, yandığı ve güvelendiği görünürken Kur’an harflerinin tahribat görmediği belirtildi. 198 adet el yazması ve diğer eserler Erzurum Atatürk Üniversitesi Yazma Eserler bölümüne götürülerek, burada gerekli onarımları ve bakımları yapılacak.   20.07.2012

kaynak: haberler.com

Kemah Kalesi’nde Yazma Eserler Ortaya Çıktı: Erzincan’ın Kemah İlçesi’ndeki Mengücekliler döneminden kalma tarihi Kemah Kalesi’nde 1.5 ay önce başlatılan kazı çalışmalarında 16, 17 ve 18’inci yüzyıllara ait, el yazması, taş baskı, matbu ve Kuran-ı Kerim sayfaları bulundu. Kente 55 kilometre uzaklıktaki Kemah İlçesi’nin tarihi kalesinde ilk kazı çalışmaları 2011’de yapıldı. 2012’inin Haziran ayının 15’inde Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Hüseyin Yurttaş ve Prof. Dr. Haldun Özkan’ın başkanlığında 2 öğretim üyesi, 2 asistan ve 20 öğrenci ile birlikte başlatılan kazı çalışmaları sona erdi. 2012 yılı kazı çalışmalarında kalenin kuzey batı kısmında Saray hamam kalıntısı ortaya çıkartıldı. Hamamın sıcaklık kısmında yaklaşık 2 metre derinliğinde özel bir bohça içersine konulmuş çok sayıda el yazması, taş baskı, matbu ve Kur’an-ı Kerim ortaya çıkarıldı. 198 adet el yazması ortaya çıkartılan eserlerin büyük bölümünde sayfa eksikliği tespit edildi. Bulunan eserler arasında 50 adet siyyer, fıkıh, vaaz ve kelam ile ilgili matbu kitaplar yer alırken, 16’ncı Yüzyıl’a kadar giden 37 varaktan ibaret muhakkak ve reyhani yazılı Kuran-ı Kerim sayfaları, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman dönemi hattatı Ahmet Şemşettin Karahisari ve talebesi Hasan Çelebi ekolüne ait olabileceği belirtildi. Kazı çalışmalarına başkanlık eden Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hüseyin Yurttaş, eserlerin bakımı ve temizlik çalışmalarının Kültür Bakanlığı temsilcisi nezdinde yapıldığını, Kuran yazılarının nesih hatlı sayfa kenarları sureli, hizp başları ve gülleri altın yaldızlı olarak yazılmış ve teshiplenmiş olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Hüseyin Yurttaş, 2012 kazı çalışmalarını kalenin kuzey batı kısmındaki saraya ait olduğunu düşündükleri saray hamamında devam ettiklerini belirterek, şunları söyledi: “Saray hamamı büyük ölçüde ortaya çıkartıldı. Bu çalışmalar esnasında, saray hamamının sıcaklık kısmında da dolgu zeminden yaklaşık 2 metre aşağıda yazma eserler ortaya çıkartıldı ki bu sene yapmış olduğumuz kazı çalışmasının en önemli kısımlarında birisini bu oluşturuyor. Bu ortaya çıkartılan yazma eserlerin arasında, 16’ncı Yüzyıl’dan çoğunluğu 18 ve 19’ncu yüzyıllara ait olmak üzere çok sayıda Kuran-ı Kerim bulundu. Fakat bunların, büyük bir bölümü tam değil, ya baştan ya da son kısımlarından tahrip olmuş Kur’an-ı Kerimler. Bunların yanı sıra medreselerde okutulan fıkıh, kelam, tefsir gibi bir takım kitaplarda bunlarla birlikte ele geçirildi. Bu eserlerin içerisinde özellikle Ahmet Şemşettin Karahisari’nin ekolüne mahsup olan bir Kuran-ı Kerimin 37 varak bölümü tespit edildi. Bunlar temizlenerek inşallah ileriki yıllarda müzelerde sergilenmek üzere hazırlanacak.” Bulunan bazı Kuran-ı Kerim’lerin kenarlarının yandığı ve güvelendiği görülürken harflerin tahribat görmediği belirtildi. 198 adet el yazması ve diğer eserler Erzurum Atatürk Üniversitesi yazma eserler bölümüne götürülerek burada gerekli onarımları ve bakımları yapılacak.   20.07.2012

kaynak: haberler.com

Kemah Kalesi’nde Arkeolojik Kazı Çalışmaları: Kemah Kalesinde ilk olarak 2011 yılı yaz aylarında başlatılan kazı çalışmalarına bu yıl kaldığı yerden devam ediliyor. Erzurum Atatürk Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın gözetiminde geçtiğimiz yıl yürütülen ve Kemah Kalesinin tüm kültürel ve tarihi varlığını açığa çıkarmayı hedefleyen arkeolojik kazı çalışmaları tekrar başladı. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Hüseyin Yurttaş ve Prof. Dr. Haldun Özkan’ın başkanlığında 22 öğrenci ve 17 işçi ile yürütülen kazı çalışmalarının ilk etapta yaklaşık 1 ay sürmesi planlanıyor. Çalışmaların ilk bölümünün sonunda büyük seyyah Evliya Çelebi’nin de Seyahatname’sinde bahsettiği büyük cami ile hamamın tamamen gün yüzüne çıkarılması hedefleniyor. Birkaç yıla yayılması planlanan kazı çalışmalarının nihayetinde ise büyük sarayın, dehlizlerin, çarşıların ve evlerin kalıntılarının tamamen açığa çıkarılması ve neticede 2000 yıllık bir maziye sahip olduğu tahmin edilen Kemah Kalesinin bir bütün olarak kültürel mirasımıza kazandırılarak ziyarete açılması planlanıyor.   13.07.2012

kaynak: haberler.com

Saray Hamamı gün sayıyor: Kemah ilçesindeki tarihi kalede yürütülen kazı çalışmaları kapsamında ”Saray Hamamı”nın gün yüzüne çıkarılması hedefleniyor. Dünyanın sayılı doğal kalelerinden biri olma özelliğine sahip tarihi Kemah Kalesi’nde 2. dönem kazısı başladı. Yaklaşık 60 metre yüksekliğindeki kalede 45 kişilik ekiple, Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü tarafından yürütülen kazı çalışmaları, 1 Ağustos’ta sona erecek. Kazılar sonucunda, Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde bahsettiği Bey Camisi ile hamamın gün yüzüne çıkarılması hedefleniyor. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi ve Kemah Kalesi Kazı Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Yurttaş, yaptığı açıklamada, kalede kazılara geçen yıl başladıklarını anımsattı. Bu yılki kazılar kapsamında iki alanda çalışma yapacaklarını anlatan Yurttaş, ”Kültür Bakanlığı adına, Erzurum Atatürk Üniversitesi adına burada kazı yapıyoruz. 2 profesör, 1 doçent, 1 yardımcı doçent ve bunların dışında öğrenci ve işçiler olmak üzere 45 kişilik ekiple bu yıl çalışıyoruz. Geçen sene başladığımız Kemah Kalesi’ndeki ‘Bey Camii’ kazısına bu sene devam ediyoruz. Çalışmalarda caminin doğu duvarı da ortaya çıkarıldı. Bir diğer kazı alanımız da kalenin hemen kuzey batı köşesindeki, sarayın ise güney kesiminde yer alan hamam kısmı. Biz buraya ‘Saray Hamamı’ olarak ad verdik. Şimdilik bu alanda sıcaklık kısmı, soyunma kısmı, bir de ılıklık olarak tanımladığımız bölümlerin ortaya çıkarılması için çalışma yapıyoruz. Herhalde bu hamamı bu sezon tamamen ortaya çıkaracağız. Büyük bir ihtimalle Bey Camisi de tamamen ortaya çıkacak. Belki ileri ki aşamada bunların konservasyon işlemleri yapılabilir. Belki ileride de bunların restorasyon çalışmalarıyla ayağa kaldırılmasını sağlayabiliriz. Bu yıl kazılarımız 1,5 ay sürecek” diye konuştu. Yaklaşık 2000-3000 yıllık bir maziye sahip olduğu tahmin edilen Kemah Kalesi’ndeki kazı çalışmalarının yıllara yayılması planlanıyor. Kazı çalışmaları sonucunda, tarihi kaledeki kalıntıların ortaya çıkarılarak kültürel mirasa kazandırılması hedefleniyor.   03.07.2012

kaynak: ekonomi.haberturk.com

Tarihi Kemah Kalesi’ndeki “Saray Hamamı” Gün Yüzüne Çıkarılacak: Dünyanın sayılı doğal kalelerinden biri olma özelliğine sahip tarihi Kemah Kalesi’nde 2. dönem kazısı başladı. Yaklaşık 60 metre yüksekliğindeki kalede 45 kişilik ekiple, Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü tarafından yürütülen kazı çalışmaları, 1 Ağustos’ta sona erecek. Kazılar sonucunda, Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde bahsettiği Bey Camisi ile hamamın gün yüzüne çıkarılması hedefleniyor. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi ve Kemah Kalesi Kazı Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Yurttaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kalede kazılara geçen yıl başladıklarını anımsattı. Bu yılki kazılar kapsamında iki alanda çalışma yapacaklarını anlatan Yurttaş, “Kültür Bakanlığı adına, Erzurum Atatürk Üniversitesi adına burada kazı yapıyoruz. 2 profesör, 1 doçent, 1 yardımcı doçent ve bunların dışında öğrenci ve işçiler olmak üzere 45 kişilik ekiple bu yıl çalışıyoruz. Geçen sene başladığımız Kemah Kalesi’ndeki ‘Bey Camii’ kazısına bu sene devam ediyoruz. Çalışmalarda caminin doğu duvarı da ortaya çıkarıldı. Bir diğer kazı alanımız da kalenin hemen kuzey batı köşesindeki, sarayın ise güney kesiminde yer alan hamam kısmı. Biz buraya ‘Saray Hamamı’ olarak ad verdik. Şimdilik bu alanda sıcaklık kısmı, soyunma kısmı, bir de ılıklık olarak tanımladığımız bölümlerin ortaya çıkarılması için çalışma yapıyoruz. Herhalde bu hamamı bu sezon tamamen ortaya çıkaracağız. Büyük bir ihtimalle Bey Camisi de tamamen ortaya çıkacak. Belki ileri ki aşamada bunların konservasyon işlemleri yapılabilir. Belki ileride de bunların restorasyon çalışmalarıyla ayağa kaldırılmasını sağlayabiliriz. Bu yıl kazılarımız 1,5 ay sürecek” diye konuştu. Yaklaşık 2000-3000 yıllık bir maziye sahip olduğu tahmin edilen Kemah Kalesi’ndeki kazı çalışmalarının yıllara yayılması planlanıyor. Kazı çalışmaları sonucunda, tarihi kaledeki kalıntıların ortaya çıkarılarak kültürel mirasa kazandırılması hedefleniyor.   03.07.2012

kaynak: haberciniz.biz

Atatürk Üniversitesi’nde “2012 Arkeoloji Günleri” Paneli: Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi tarafından düzenlenen “2012 Arkeoloji Günleri” konulu panelde, ‘Antiocheia ad Cragum antik kenti ve kazıları, Hadrianoupolis 2011 kazı ve restorasyon-konservasyon çalışmaları, Kyzikos 2011 kazı çalışmaları, Parıon 2011 yılı kazı ve restorasyon çalışmaları, Altıntepe Urartu Kalesi 2011 yılı kazı ve onarım çalışmaları, Kemah Kalesi 2011 kazı çalışmaları, Kınık Höyük 2011 yılı kazı çalışmaları, Zeytinli Ada 2011 yılı kazı çalışmaları, hakkında bilgi verildi. Kültür ve Gösteri Merkezi’nde gerçekleştirilen panele, Prof. Dr. Cevat Başaran, Doç. Dr. Vedat Keleş,  Yrd. Doç. Dr. Nurettin Koçhan, Yrd. Doç. Dr. Birol Can, Prof. Dr. Mehmet Karaosmanoğlu, Doç. Dr. Mahmut Işıklı, Doç. Dr. Nurettin Öztürk, Prof. Dr. Hüseyin Yurttaş konuşmacı olarak katıldılar.   03.05.2012

kaynak: haberler.com

Evliya Çelebi yazdı kayıp cami bulundu: Kemah’taki Bey Cami yapılan arkeoloji kazılarla 350 yıl sonra gün yüzüne çıkarıldı. Cami ünlü seyyah Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nden yararlanılarak bulundu. Kemah’ta başlatılan arkeoloji kazı çalışmaları sonucunda ünlü seyyah Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde zikrettiği Bey Cami 350 yıl sonra gün yüzüne çıkarıldı.  Caminin temel seviyesinde duvarlarına ve mihrabına ulaştıklarını belirten kazı başkanı Prof. Dr. Hüseyin Yurttaş, “Eski Kemah’ta üç metrelik bir taş yığını vardı. Bu taşı incelerken Seyahatname’yi okuduk. Kazıya başladık ve Çelebi’nin ‘taş minareli’ dediği Bey Cami olduğunu anladık” dedi. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Yurttaş, Kemah’ta arkeoloji kazısı yapmak için 2010 yılında Erzincan Valiliği aracılığıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı’na müracaat etti. Aynı yıl Bakanlar Kurulu kararıyla kazı izni çıkarken, Prof. Dr. Yurttaş başkanlığında toplanan ekip kazı çalışmalarına geçen yıl Temmuz ayında başladı.   08.02.2012

 kaynak: erzincangazetesi.com.tr

Tarihi cami 350 yıl sonra bulundu: Erzincan’a 50 kilometre uzaklıktaki Kemah ilçesi yakınlarında başlatılan arkeoloji kazısında ünlü seyyah Evliya Çelebi’nin Sehayatnamesi’nde zikrettiği Bey Cami 350 yıl sonra gün yüzüne çıkarıldı. Caminin temel seviyesinde duvarlarına ve mihrabına ulaştıklarını belirten kazı başkanı Prof. Dr. Hüseyin Yurttaş, “Eski Kemah’ta üç metrelik bir taş yığını vardı. Bu taşı incelerken Seyahatname’yi okuduk. Kazıya başladık ve Çelebi’nin ‘taş minareli’ dediği Bey Cami olduğunu anladık” dedi.  Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Yurttaş, Erzincan’ın Kemah ilçesinde arkeoloji kazısı yapmak için 2010 yılında Erzincan Valiliği aracılığıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı’na müracaat etti. Aynı yıl Bakanlar Kurulu kararıyla kazı izni çıkarken, Prof. Dr. Yurttaş başkanlığında toplanan ekip kazı çalışmalarına geçen yıl Temmuz ayında başladı. Prof. Dr. Haldun Özkan, Doç. Dr. Süleyman Çiğdem, Yrd. Doç. Dr. Zerrin Köşklü, Araştırma Görevlileri Muhammet Lütfü Kındığılı ve Sahure Çınar’dan oluşan ekip öncülüğünde kazı alanına Arkeoloji, Sanat Tarihi ve Tarih bölümü öğrencileri de götürüldü. 

Önce kale kapıları bulundu

Kazıya kale yolundan başladıklarını belirten kazı başkanı Prof. Dr. Hüseyin Yurttaş, ilk olarak kale kapılarını bulduklarını söyledi. Kale kapısının çevresini temizlediklerini anlatan Prof. Dr. Yurttaş, kale kapısının arka kısmında iki tane oda ortaya çıkardıklarını ancak bunların yıkık vaziyette olduğunu bildirdi.

“Seyahatname’yi okuduk”

Kazı alanında daha önce buldukları yaklaşık üç metre uzunluğundaki taş yığınını incelerken Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’ni okuduklarını kaydeden Prof. Dr. Yurttaş, edindikleri bilgiler ışığında kalenin girişinin hemen yanında Seyahatname’de zikredilen Bey Cami’sini ortaya çıkardıklarını dile getirdi. Prof. Dr. Yurttaş, “Evliya Çelebi Kemah’ı anlatırken Kemah kalesinin içinde 11 tane caminin mihrabın bulunduğunu bunlardan üçünün taş minareye sahip olduğunu, diğerlerinin de ahşap olduğunu bildirmiş. Bu taş minarelerden birinin kalıntıları kalede mevcuttu. Yaklaşık 3 metre uzunluğunda bir taş yığını vardı. Biz o taş yığınının Sehayatname’de zikredilen Bey Cami olduğunu düşündük ve o alanda kazıya başladık. Yaklaşık 200 metrekarelik alan temizlendi ve caminin temel seviyesinde duvarlarına ve mihrabına ulaştık. Bu yıl kısmet olursa camideki kazı kısmını bitireceğiz. O bölgede bir de hamam var ona devam edeceğiz” dedi.

350 yıl sonra…

Bey Cami’sinin Evliya Çelebi’nin anlatımından 350 yıl sonra ortaya çıktığını dile getiren Prof. Dr. Yurttaş, “Bu da Evliya Çelebi’nin bilgilerinin doğru olduğunu gösteriyor. Zaman zaman Çelebi’nin mübalağa yaptığı ya da yanlış bilgiler verdiği öne sürülüyor. Ancak Kemah’ta nokta atışı yaptık. Çelebi Seyahatname’de diyor ki, ‘Kale girişinin hemen yakınında…’ Biz de tam orada bulduk. 220 dönümlük bir alanda kazı yapıyoruz. Burada bir şehir var. Belki önümüzdeki dönemde Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde bahsettiği diğer camilere de ulaşabiliriz” diye konuştu.   02.02.2012

kaynak: stargazete.com

Reklamlar

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: